HABER
2019-02-10 09:17:34 ( 573 izlenme )
Reklamlar

Bilinenlerin aksine ilk olarak 4. Murat'ın Hollanda'dan getirttiği matbaanın ilginç hikayesi..

Bilinenlerin aksine ilk olarak 4. Murat'ın Hollanda'dan getirttiği matbaanın ilginç hikayesi..

Matbaanın, Avrupa'da kullanılmaya başlandığı tarihten 200 yıl sonra, ilk kez 1727'de Osmanlı Devleti'nde İbrahim Müteferrika vasıtasıyla kullanılmaya başlandığı kabul edilir.
Oysa, Osmanlı'nın ilk matbaa ile tanışması hiç de öyle değil. İlk matbaa Osmanlı'ya sanıldığının aksine ilk kez 1639 yılında getirildi. Matbaayı getiren de İbrahim Müteferrika değil Bünyamin Efendi idi. Ne var ki, Bünyamin Efendi'nin getirmiş olduğu matbaa, Osmanlı topraklarında hiç baskı yapma şansını bulamadı.
Siparişi 4. Murat verdi
İlk matbaa, 1639 yılında IV. Murat'ın emri ile Avrupa'dan özel siparişle getirildi. Fakat, o dönemlerde imparatorluğun başında büyük sıkıntılar olması matbaanın hiç kullanılmamasına sebep oldu. Hatta, gelmiş olan makinanın yine bu sebepten kullanılmasına izin verilmedi.
Bünyamin Efendi'nin getirmiş olduğu matbaanın hikayesi gerçekten parmak ısırtacak nitelikte. Asıl adı Benjamin olan ancak Müslüman olduktan sonra Bünyamin ismini alan Bünyamin Efendi, Sultan IV. Murad'ın emriyle Amsterdam'a matbaa almak için gönderiliyor. Bünyamin Efendi o dönemin en iyi üretimlerinden olan "ağaç matbaa"yı bin altın vererek satın alıyor ve deniz yolu ile getiriyor. Willem Janson Blaev imalatı olan matbaa, Osmanlı'nın İran ve Girit sorunlarının iyice alevlendiği bir dönemde Osmanlı topraklarına giriş yapıyor. Daha kötüsü, bu arada matbaayı ısmarlayan IV. Murad hayatını kaybediyor ve yerine Sultan İbrahim tahta geçiyor.
"Tez bu ucube eritile!"
Zayıf bir kişiliği olan Sultan İbrahim döneminde Osmanlı'daki iç karışıklıklar da iyice artıyor. İşte bu esnada matbaa karşıtı bir grup araya giriyor ve matbaanın aleyhinde Sultan İbrahim'e kulis yapıyor. Sultan da bunun üzerine, kendinden önce büyük güçlüklerle getirtilen matbaanın eritilmesi için emir veriyor. Olay o kadar gariptir ki; matbaanın ahşap olduğu Sultan İbrahim'e aktarılmamıştır. Makina eritilmek için Saray'ın demircibaşına teslim edilince, demircibaşı ömründe ilk kez gördüğü bu acayip yapıyı tabiatıyla "eritemez", ama yakmaz da. Matbaayı 3 altına bir Yahudi'ye satar. Yahudi de üç altına aldığı matbaayı 50 altına Cenevizli bir tüccara devreder....
Müteferrika'dan önce getirildi...
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz,Bünyamin Efendi'nin getirmiş olduğu matbaanın kullanılmamasının bir şanssızlık olduğunu belirterek; "Bünyamin Efendi'nin getirmiş olduğu matbaa maalesef kullanılmadı. Eğer kullanılsaydı Osmanlı belki gelişmelere daha çabuk ayak uyduracaktı. Ben bunu tarihi bir kayıp olarak değerlendiriyorum" diyor. Prof. Akgündüz matbaanın gecikmesiyle, Osmanlı'nın parçalanmasının bir paralellik arzettiğini de söylüyor. 
Bu yüzden Osmanlı Devleti sınırları içinde Türkler tarafından işletilen ilk matbaa 1727 yılında İbrahim Müteferrika tarafından açıldı diye bilinir... Müteferrika, bu konuda Padişah iradesi ve Şeyhülislâm fetvasını alınca, matbaa ustaları ve harf dökümcülerini yurt dışından getirterek işe koyuldu. Kendi konağında kurduğu ve ilk adı Darü't-tıbatü'l Mamure, daha sonraki adı Darü't-tıbatü'l Amire olan matbaa, kuruluşunun üzerinden iki yıl geçtikten sonra 1729 yılında "Vankulu Lugatı"nın birinci cildinin basımını gerçekleştirdi...
www.tarihintozlusayfalarindan.com

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ünlü Stil Danışmanı 60 Yaşındaki Kadını Öyle Bir Değiştirdi ki; Kadın Kendini Tanıyamadı Dünyanın En Güzel İkizleri Denilen Kızlara Birde Şimdi Bakın PTT KPSS’siz, Sınavsız, 55 Bin Personel Alımı Genel Şartları Belli Oldu Detaylar 4 Şehit verdiğimiz Helikopter Kazasının Nedeni Belli Oldu