HİKAYE
2019-02-28 06:47:32 ( 6 izlenme )
Reklamlar

KUŞUN ÜÇ ÖĞÜDÜ


Bir gün küçücük bir kuş düşüvermiş tuzağa.
Korkup kanat çırpsa da takılıp kalmış ağa.

Avcı pek hünerliymiş tuzak kurma işinde.
Bazen onlarca kuşu yakalarmış bir günde.

Tuttuğu bu kuşların neler geçer içinden?
Düşünmezmiş , gözyaşı döken var mı peşinden?

Tuzağın bin türlüsü elinden gelir imiş.
Bir gün av boş geçerse kahrından ölür imiş.

Yakaladığı bu kuş şöyle demiş avcıya:
"Benim etim karnını yetmez ki doyurmaya..."

Eğer beni salarsan üç öğüdüm var sana.
Her biri altın gibi, söylenmez her insana.

Birinci öğüdümü elindeyken söylerim.
İkinciyi çatıya, konup, oradan derim.

Üçüncü öğüdümü konduğumda şu dala,
Yukarıdan söylerim çıkmadan evvel yola.

Asla pişman olmazsın dua edersin bana.
Bu öğütler ömrünce yol gösterirler sana.

Avcı çok merak etmiş ne söyleyecek bu kuş?
Üç altın nasihati dinlemeye koyulmuş.

Kurtarıvermiş kuşun kanatlarını ağdan.
Bir kurt ölmüş olmalı bilinmez hangi dağdan?

Kuş, avcının elinde kalbi pıt pıt atarmış.
Özgürlük güzel, fakat, sözünü tutmak varmış.

Söyle bakalım demiş ne idi ilk öğüdün?
Merak ettim iyice sen kendini çok övdün.

Şu demiş ilk öğüdüm:"Her söylenene kanma!
Olmayacak bir sözü kim söylerse inanma! "

Epey hoşuna gitmiş avcının bu nasihat.
Doğru söze ne denir, kuşu salmış o saat.

Kuş, uçup konuvermiş bir evin çatısına.
Vakit varmış epeyce güneşin batışına.

Avcı merak içinde… Nedir ikinci öğüt ? 
Rüzgarda serinlermiş karşıda salkım söğüt.

Dinle, demiş konduğu çatıdan seslenen kuş.
Bu ikinci öğüdüm birinciden daha hoş.

Giden geri gelmez ya, sonunda pişman olma!
"Elinden kaçırdığın fırsat için üzülme"

Diyerek uçtu bu kuş, ağaç dalına kondu.
Avcı, bu nasihatin ardından bir an dondu.

Daldan bakıp avcıya, bu kuş şöyle söyledi: 
"Karnımda, tam on dirhem bir inci saklı idi."

Çok kıymetli inciydi, yok benzeri dünyada.
Seni zengin ederdi, kısmetin değilmiş ha!

Avcı bunu duyunca, derinden bir âh dedi.
Kaçırdığı fırsata, dövünüp eyvah dedi…

Kuş şunları söyledi bu feryat, figân niye:
"Üzülme demedim mi elinden kaçan şeye ?

Ben sana demedim mi her söylenene kanma!
Olmayacak bir şeyi kim söylerse inanma!

Benim tüm ağırlığım, üç dirhem ancak gelir.
Karnımda on dirhemlik bir inci nasıl olur?

Eşekten düşmüş gibi bir hâle düşmüş avcı,
Bu kuş doğru söylüyor, olsa da biraz acı...

Peki, söyle bakalım, üçüncü öğüdünü,
Duymayan hiç kalmasın, avcının ağıdını!

Deyince, bu küçük kuş sitem etmiş avcıya,
Üçüncü öğüdünü tutacak gibi güya!

Uyuyan bir insana öğüt vermek imkânsız.
Çoraklaşmış toprağa tohum atmaktan farksız...

Ben, yine söyleyeyim bu sır beni uyutmaz.
Aptallık ve cahillik yırtığı yama tutmaz...

01.08.2018
İsmail GÜÇTAŞ
"Mesnevi'den Hikaye Şiirleştirmeleri"

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

DODO KUŞUNUN HAZİN HİKAYESİ ATATÜRK'ÜN SAVAŞ DÖNEMİNDE MEDRESE ZİYARETİ ve MEDRESEDE YAŞADIĞI HAYAL KIRIKLIĞI Tuna kıyısındaki 60 demir ayakkabının hikayesi: Hayatta hiç birsey yolunda gitmiyor diyenlere...