HİKAYE
2019-03-01 06:01:12 ( 15 izlenme )
Reklamlar

Yıl 1922... Eylül ayının ilk yarısı...

Mustafa Kemal, ordusunun başında, düşmanı Afyon'dan İzmir'e kadar kovalamış, 14 gün içinde yurdunu hem sayıca, hem de silahça üstün istilacıdan temizlenmişti. Başkomutanını da esir aldığı düşman ordusunun tamamını İzmir Körfezi'nden denize dökmüş bulunuyordu.
İngiliz Parlamentosu, derhal olağanüstü bir toplantı yaptı. Bütün Büyükelçiler de bu tarihi toplantıyı izliyordu. İlk olarak, muhalefetteki İşçi Partisi lideri Mac Donald kürsüye çıktı. Sert, öfkeli:
" Hükümetten hesap soruyorum. Başbakan, Anadolu'yu galip devletler arasında paylaşmak vaadi ile, İngiltere hazinesinden sınırsız altın liralar harcadı. İzmir ve çevresi Yunanlılara, Antalya ve Konya İtalyanlara, Adana ve çevresi Fransızlara verilecek, İstanbul ve Boğazlar bizim kontrolümüz altına girecek, Doğu Anadolu'da bağımsız Kürdistan ve Ermenistan kurulacaktı.
Hani nerede ?... Bunların hiçbirisi gerçekleşmedi. Bütün bu güzel projeleri, Mustafa Kemal'in süngüleri paramparça etti.
Nasıl, niçin bu duruma düştük ? Hükümetten cevap istiyoruz.
İngiltere'nin yetiştirdiği en büyük devlet adamlarından biri, Türk düşmanı Başbakan Lloyd George üzgün, bitkin, ağır ağır kürsüye geldi. Şunları söyledi:
" İnsanlık tarihi ancak birkaç yüzyılda, bir dâhi yetiştirebiliyor. Şu talihsizliğimize bakınız ki, dünyanın beklediği son dâhi, bir anda Türkiye'de ortaya çıktı. Hem de bize karşı... Bütün dünyaya karşı... Elden ne gelebilir ki ? "
Kürsüden indi. Bu cevaba, bütün İngiliz milleti boyun eğmek zorunda kaldı. Ve ertesi gün, Lloyd George Hükümeti istifasını verdi.
*******************************
Daha ondan üç yıl önce Mustafa Kemal, 1. Dünya Savaşı galibi, istilacı milletlere şöyle haykırmıştı:
" Bütün dünyanın bilmesi gerekir ki; Türk Halkı uşak muamelesine katlanamaz. Her medeni millet ve devlet gibi, varlığının, hürriyet ve istiklalinin tanınması isteği ile kesin olarak direnmektedir. Bütün davası da bundan ibarettir. "
" Biz, bütün tarihimiz boyunca özgürlük ve bağımsızlığa öncü olmuş, örnek olmuş bir milletiz. "
" Türkler, yaşamak isteyen, haysiyet ve şerefiyle yaşamak isteyen bir millettir. "
Çünkü Mustafa Kemal, halkını tanıyor, milletine güveniyordu. Bu inançladır ki, dünyayı hayret içinde bırakan bir zaferi gerçekleştirdi.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

YÜZ MARK Pitbull Köpeği Bebeğin Bezinden Sürüklemeye Başladı, Anne Pencereden Bakınca Şok geçirdi Eşinin Yaşam Ünitesi Fişini Çekip Çekmemeyi Sordular, Sonrasında Bir Mucize Gerçekleşti Astronotlar Yer Çekimsiz Ortamda Hiç Olmadılar