HİKAYE
2019-02-10 11:52:43 ( 1943 izlenme )
Reklamlar

YÜZ MARK

YÜZ MARK
(mark Almanya’nın para birimi,şimdi Eure kullanıyorlar)
Karadenizin küçük bir kasabasının Okullarında üç arkadaş öğretmen olarak çalışmaktayız.Kardeş gibiyiz.En büyüğümüz Galip Bey müdür yetkili .Nuray üniversiteyi bitirmiş.Vekil öğretmenliğe müracaat etmiş.Bizim okulumuza vermişler.
Ben okulun bulunduğu mahallede ikamet ediyorum.Nuray ve Galip Öğretmenler kasabaya dolmuşla gidip geliyorlar.Evlerde okulda telefon var.Cep telefonu daha ülkemizde yok.Bin dokuz yüz doksanlı yıllar.Renkli televizyona yeni geçmişiz.
Okul bir vadide hayırsever tarafından iki katlı olarak yapılmış.Etrafında komşu evler ve cami var.Komşularımız gerek bize ve öğrencilere ana baba gibi davranıyorlar.Okulu evleri gibi koruyorlar.
Hizmetlimiz yok .Okulu öğrencilerle beraber temizliyor ,sobaları biz yakıyoruz.Onun için okula ders saatinden en az yarım saat erken gitmek mecburiyetindeyiz.
Öğlen yemeklerini öğrencilerin evleri uzak olduğu için çoğu okulda yiyorlar.Biz öğretmenlerde birimiz nöbetçi kalıp, okulda diğeriyle benim evde yemek yiyoruz bazen de hepimiz okulda yiyoruz.
Bir gün Nuray hanımla beraber okuldayız.Bana sana bir sırrımı açmak istiyorum dedi.
-Hayırdır dedim.
-Benim çantamdan dün yüz mark param kayboldu dedi.
Beş yıldır bu okuldayım.Hiç hırsızlık olayı duymadım.Dedim.Çok üzüldüm.Bir iyi düşün nerde nasıl sakladın paranı iyi düşün ,bu çok zor durum.Benim arkadaşım ve komşularım kimsenin milyonlarına tenezzül etmezler dedim.Paranın yarısını vereyim desem, aklına bak tamamını aldı,yarısını veriyor sanacak.Tamamını versem paramı aldı .Fark edince vermek zorunda kaldı,sanacak diye düşünüp duruyorum.
Bir türlü çıkış yolu bulamadım.Arkadaş ve komşularıma da emin olmadıkça söylememesini rica ettim.Herkes bu konuyu ar ve haysiyet meselesi sayarlar dedim.Günler ve hafta aylar bana zehir olmuştu.Artık yüz mark ın zanlısıydık.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıklarımızı tamamladık.Bayram günü ilçemizde kutlamalar için futbol sahasında yerimizi aldık.Bayram heyecanı doruktaydı.Nuray yanıma geldi.Sana bir sır daha vereyim mi dedi.
-İstemem verme dedim.Kaç aydır üzgün ve zan altında kaldık dedim.
-Yok bu defa güzel haber var dedi.
-Hayırdır inşallah dedim.
Cüzdanını açtı .Gizli bir bölümde kağıtların arkasında yüz markı gösterdi.Çok özür diledi.Boşuna bazılarından şüphelendim.Günahlarını aldım dedi. Ne kadar iyi oldu ki kimseye söylettirmedin.İkimiz arasında kaldı.Üzülen sen ve ben oldum.
-Bu bana büyük bir hayat dersi oldu,dedi.
Bende önemli olan sonuca ulaşmaktır,dedim. İki bayramı bir yaparken üzerimden kocaman bir ağırlık kalkmış oldu.
Nuray bir bankada müfettiş oldu.Tebrik için gittim.Paraların kontrolünü eline almıştı.
Bu paralar aziz Türk Milletinindir kendi parandan daha iyi bak dedim.
Tecrübem oldu.Emin olabilirsiniz dedi.Başarılar diledim ,ayrıldım.

Köprü kitabımdan bir anı

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SIRADIŞI BİR AŞK HİKAYESİ Yeni Doğan Bebeğinin Kafasında Anormallik Gördü, "Hemşireler Hemen Fotoğrafını Çekmesini İstediler " Evlilikten soğutan düğün gelenekleri! Bir Tavşan önüne bir daktilo almış, tak tuk tak tuk birşeyler yazıyor.